
| Yazmasaydım Uyuyamazdım | ||
| Fotoğrafı ve fotoğraf okumasını, yani semiyolojik anlamda -bilinçli olmadan-doğru fotoğraf nedir,bunu anlamaya başladım. Ama halen fotoğraf çekmiyordum.Şahin Kaygun bunun dışında bana çalışma disiplinini alanlara saygıyı ve daha bir çok şeyi öğretti. Onun çevresinde onlarca genç fotoğrafçının yanı sıra değişik sanat dallarından insanlar da vardı. Örneğin bir karikatürcü olarak onun yakın dostu olabiliyordum. Herhangi bir ayrım yoktu.Farklı alanlardan insanların bir arada olması da, karşılıklı olarak birbirini anlamayı ve demin dediğim alanlara ve kişilere saygıyı getiriyordu.Kaygun bunu bize sağlamıştı.* Yukardaki paragraf Ocak 2003 yılında Necati Abacı'nın verdiği bir söyleşiden.İnsan durup düşünüyor, çok yakın geçmişte yapılan işlere dönüp bakıyor ve şaşırmadan edemiyor.Bu kadar güzel işler neden artık çıkmıyor ? Günümüzde fotoğraf denilince hemen akıllara artık teknik ekipmanlar,paylaşım siteleri,pluginler,yeni bulunan actionlar geliyor. Her geçen gün fotoğraf makinalı insan sayısı artarken neden Barthes'in deyimiyle "punctum" işler çıkmıyor ? Neden artık bir dünya imkan ve olanak varken, hep aynı işler ortaya çıkıyor ve hep aynı sözler sarf ediliyor. Fotoğraf paylaşım sitelerindeki yorumlar sanki hep bir insan tarafından yazılmış. Gittikçe tek tip olmaya başladığımızdan mı,yoksa cevap çok basit mi ? Bu paylaşım sitelerindeki portfolyolara baktığınızda yeni başlayan insanlar bir şekilde ilerliyorlar kurslara inanılmaz paralar verip biraz daha ilerliyorlar ve ben oldum dedikten sonra otomatikman tek bir şeye yöneliyorlar. Tek tip fotoğraf,tek tip eleştri yine tek tip insanı oluşturuyor. Fotoğraf ortaya çıktığından bu yana değişmiştir, değişecektir de değişmelidir de, ancak en temel özelliği unutuluyor.Geçmişten bugüne kalan fotoğraflarda ki ne ışıktır ne de pahalı ekipmanlardır, -her türlü boyutuyla- kalıcılığı olan fotoğrafların ortak özelliği anlatım aracı olmasıdır gibi gözüküyor.Sanırım günümüzde ki sorun da bu,bu özelliğini unutmak. Farklı disiplenlere bakmak ve oralarda neler olduğunu görmek zorundayız, yeni bir dilimiz olmalı, belki de dilimiz eski olsa bile yeni bir şeyler anlatmalıyız yada ikisi de aynı kalsa bile bizim olduğu belli olan işler yapmalıyız. En azından benim görüşlerim bunlar.Kısaca ; İyi fotoğraf nasıl oluyor, yani ?** Yoksa "idealime kavuştum, en son çıkan fotoğraf makinasını aldım" derseniz orada da tarkovski abimizin sözü gelir hep aklıma ; "ideal ulaşılmaz olandır ve bunun anlaşılması insan aklının mükemmelliğinin bir göstergesidir. ideali elle tutabilir, ulaşılabilir bir şey olarak tasavvur etmek, sağduyuyu zedeler ve delilikte son bulur."*** Kafamın içinde dönüp duran birşeylerdi bunlar, ne iyi ki yazdım da oraya buraya aldığım notlardan kurtuldum :)
*İfsak Fotoğraf ve Sinema Dergisi sayı:144 (Bknz : Şahin Kaygun, Necati Abacı )
|
||
Yalçın Kesen |
Tüm Haklari Saklidir © All Rights Reserved
www.vefotograf.com Sitesinde Bulunan Yazili ve Görsel Eserlerin Bütün Haklari ve Sorumlulugu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin Izinsiz Olarak Kismen veya Tamamen Kopyalanmasi ve Kullanilmasi, 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Yasasina Göre Suçtur.