
|
Bir Bahar Akşamı Rastladım Size |
|
Bir parkta oturuyordum elimde fotoğraf makinem vardı. Tamda böyle bir gündü akşamına yağmur yağacağa benziyordu. Sıkıntılı bir hava ama sıcaktı. Biraz yollarda dolaştıktan sonra bir parka oturdum adamın bir tanesinin köpeğiyle oynadığını izliyordum uykum da iyice gelmişti kafamı dayamıştım bir yere. Tam uyuyacakken bir anda yanıma birisi oturdu, irkilerek adama döndüğümde bana içten ve soğuk bir gülümsemeyle “merhaba” dedi. - Ayakkabılarımı mı inceliyorsun ? Bunları ucuzluktan aldım on beş liraya aldım ama arkadaşım ilk defa siftah yapıp üstüne basarken üstü yırtıldı. - Yok ayakkabınıza bakmıyordum esasında. - Neyse lafı pek uzatmamak gerekir aslında sana söylemek istediğim bir şey var; - Siz kimsiniz ? - Kim olduğum pek de önemli değil. Sana bir fotoğraf makinesi vereceğim. Dedikten sonra cebinden küçük boyutlarda filmli olduğunu bildiğim siyah bir fotoğraf makinesi çıkarıp elime tutuşturdu. - Bu makineyi biliyorum rolei’nin değil mi bu, demeye kalmadan beni susturup devam etti. - İçinde sadece 36 poz var. Bu 36 kareyi bitirdiğinde gitmiş olacaksın. - Nasıl gitmiş ? - Gitmek işte, nalları dikmek, öbür dünyayı boylamak, eşek cennetini ziyaret etmek. Tam otuzaltıncı pozu çektiğinde tüm hayatında bitecek. - Sen ama o zaman… - Evet biliyorum pek de insanların düşündüğü gibi değilim. Bizde emir kuluyuz en nihayetinde, dedi kpss’den 90 alıp torpille bir yere atanmış insan edasında. Tıpkı filmlerdekine benzer bir şeyler yaşamıştım anlaşılan. Olayın ne olduğunu anlayamadım adamın kim olduğunu nerden geldiğini anlayamadım. İlk başta, o konuşmaya başlarken ki andan itibaren, arkadaşlarımın planladığı bir şaka olarak düşündüm. Ancak adam bu konuşmayı yaptıktan sonra ayağa kalktı ben tam onu detaylı bir şekilde incelemeye koyulmuşken sol tarafımdan bir köpek sesi geldi. Kafamı hızlıca o tarafa çevirdim ilk gelip oturduğumdaki köpekti bu havlıyordu sahibine doğru hemen diğer tarafa kafaya çevirdiğimde adam yoktu. İşte tam o zaman olanların saçma ama bir o kadar da hakikat olduğunu anladım. Bir anda hiçbir şey hissetmemeye başladım beynim durdu hiçbir şey düşünemiyordum. Tüm bu yaşananların aksine çok sakin bir şekilde çınar ağacından kopan bir yaprağı izliyordum o yere düşene kadar beynim tam bir sessizlik yaşadı. Yere düşene kadar senfoni orkestrasının şarkı arasında durduğu gergin sessizliği hissettim. Ve ya lahmacuncuda ki gergin garson bekleyişi.
|
Yalçın Kesen - 22.9.2011 |
Tüm Hakları Saklıdır.© All Rights Reserved
www.vefotograf.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanmasi ve Kullanılmasi, 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.